giderken...

... şu güzeran-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgar gibi uçar, gider...

               

 

Biraz alçak sesle konuşun lütfen !

 

Baharı dinlemek istiyorum !...

         

                           Ali Hakkoymaz(keyfincelügat)

 

 

 

 

     ....en kısa zamanda yeniden buralarda olabilme ümidi ve duasıyla...

 

 

fotoğraf/Kaan Özsayıner

...?

14/4/2008

             

                        

                    Ne çıkar siz bizi anlamasanız da..

              Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar..

              Eh ! yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da,

                      Ne çıkar ? Hiç !...

        

                                       Edip Cansever

 

           Anlam(ak) istemeyenlere !...

 

 

fotoğraf/Ahmet Orhan

                                                 

 

Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.

-Sahi mi? Yani, sayısız günahlar işlediğim halde, hiç günah işlememiş sayılacağım öyle mi?

 

 

-Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
-Ciddi misiniz? Oysa, bana kalsaydı, ben kendimi bile bu kadar kolay affedemezdim. Dostlarımdan bile öyleleri var ki, bir hata ettim diye beni defterden sildiler. Artık görüşmüyorlar. Ben de çoğu arkadaşıma ilk hatasını görür görmez küstüm. Hiç hata etmemişler gibi davranmam çok zor onlara. Oysa siz...

 

 

-Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
-Daha önce tövbe etmediğim günahlarım da var benim. Özür dilemeyi unuttuğum hatalarım var. Yanlış olduğu halde, yanlışlığını kabullenmediğim bir sürü yanlışım var.

 

 

-Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
-Nasıl yani? İçimde azıcık bir pişmanlık olsa bile, özür dilemiş mi sayılıyorum? Dilime varmayan içimdeki “ah!”lar da tövbe diye mi kabul ediliyor. Yüzümün kızarması da… Öyle mi?

 

-Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
-Ben... Şimdi.. Tövbe etsem... Olur mu ki? Yani, şimdi hatırladıklarım için özür dilesem hepsine tövbe mi etmiş olacağım? Hepsinden affedilebilir miyim sahiden?

 

-Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
-Doğru ya, “hiç günah işlememiş gibi” diyorsunuz. Hiç günah işlememiş gibi olmak için hepsinin bağışlanmış olması gerekli. Hımm; anladım.Peki, ya yeniden günah işlersem? O zaman sözümden dönmüş olacağım. İyice günaha dalacağım. En iyisi, en sonunu beklemek özür dilemek için.

 

-Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
-O günahtan da tövbe edebilirim yani.. Özür dilemek için her zaman fırsatım var demek! Ama neden bu cömertlik? Niye bu kadar bağışlayıcılık?

 

-Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
-Sevildiğimi bileyim ha! Hata edebileceğim baştan biliniyordu ama yine de var edildim. Günah işleyeceğim belliydi ama yine de nefes veriliyor bana. Özür dilerim umuduyla.. Her sabah güneş, ben özür dilerim belki diye mi geliyor dünya ufkuna? Yeter ki, özür dileyecek içtenlikte olayım. Huzura geleyim. Günahsızlığıma güvenip huzurdan kaçmamdan ise, günah vesilesiyle de olsa huzura gelmemi iyi bir şey sayıyorsunuz. Boynumu bükmem, mahcup olmam, gözlerimin yaşarması bu kadar mı önemli sizin için? Günahsızlıktan bile önemli ha!

 

-Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
-İçimde bir ateş bir ateş ki, hiç sormayın! Yanıyor, yakıyor. Yanıyor, yakıyor. Söner mi, dersiniz?

...

 

Senai Demirci

 

devamını okumak isterseniz;
http://www.senaidemirci.net/yazilar.php?kategori=1&makaleid=2375

 

 

fotoğraf/Okan Kaymak

fotoğraflar..

7/4/2008

                                            

 

Bir damla gözyaşından... bir avuç dolusu kahkahaya kadar... ne ararsanız bulursunuz içinde!..
Bazen bir tutam hüzünle karşılaşırsınız...Bazen bir çift gülen göze takılıp kalırsınız...

Ve sizi alıp götürür başka diyarlara... Bilemezsiniz yolunuz nereye düşer o an!

Bir rüya âlemine... Bazen bir hüznün kıyısına...Dalıp gidersiniz !...

Ve gülümseyen gözlere bakarsınız arada bir... öylece! "Bu ben miyim?" dersiniz. Öyle ya !

 

Zaman nasıl da akmış ! Küçükler büyümüş; büyükler yaşlanmış. Doğanlar!... Ölenler!...

Hepsi toplanmışlar bir araya... sohbet halindeler...

farklı bir ruh haliyle... Bir film izler gibi...izlersiniz her bir kare/yi...

... 

 

Tam da her şey yolundayken... Tam da dalmışken hayallere...Tam da geçmişi yad ediyorken... Filmin en heyecanlı yerinde, bir ses sizi ansızın uyandırıverir rüyanızdan... Ve bir kapı ziliyle dönersiniz tekrar gerçek hayata! ..içerdeki ses:

-Kapı çalıyoor !..kimmiş gelen ?..

                                -...!?

 

fotoğraf/ByOrion

                  

                            

 

Sabah Namazı...

Ögle Namazı ...

İkindi Namazı...

Aksam Namazı...

Yatsı Namazı...




Gün çoktan öldü. Güneş ısıklarını topladı.
Vakit Namazınızı Kıldınız mı peki?..

...?

 

 

Su an yaptıgın hiç bir iş,
Kılmadağın vakit namazından
daha önemli değil....
Cehennem ehlinin "keşke" diye
ağlayarak istedikleri namaz vakti, 
şu an senin elinde...

ne büyük bir nimet!

öyle değil mi?

kaçırma öyleyse!

Haydi namaza !
..

                                                               

                                                               yeşilkubbe/hak_yol

                                    ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^

 

Kaçırırsak çok üzüleceğiz  gerçekten...burda değil belki ama...ya öte tarafta!..düşünmek gerekir velhasılı...daha doğrusu düşünmemiz gerekir yol yakınken..sonrası olmayabilir bunun !

zamanın tekrarı da yoktur çünkü...

her daim namaz ile kalalım ve

kaçırmayalım şu vakti ne olursa olsun !

öyleyse..

haydi buyrun namaza !..

                                                     

fotoğraf/Nevzat Çakır


 


> Free Hit Counters
Free Counter